|
Çorapla ilgili ilk bilgiye Yunanlı şair Hesiodos 'un
eserlerinde rastlanıyor: Hayvan kılından örülen bir ayakkabı
astarı bu. Romalıların ayak, bilek ve bacaklarına meşin ya da
kumaş bantlar sardıkları biliniyor.Bilinen ilk çorapları
Mısırlılar giymiştir . Mısır piramitlerinde de ipek sarmallar
bulunmuş. Büyük Atilla'nın bacaklarına renkli kumaş parçaları
sardığını biliyoruz. 16. Yüzyıl kibarları için çorap
kendilerini dış dünyaya ifade etme aracı haline gelmişti;
birbirine kontrast teşkil eden kare ve çizgi desenli, parlak
renkli çorapları üst üste giyerlerdi.
Çorabın yüzyıllarca değişmeyen maddesi ipek olmuş. Herşey,
1938'de DuPont adında bir Fransızın, kimyasal adı poliyamid
olan naylonu (marka adı nylon) icad etmesiyle değişti. Naylon,
çorapta esnekliği, dayanıklılığı arttırdı ve ucuzluk getirdi.
1960'ların çoraba en büyük katkısı da külotlu çorap oldu. Mini
etek modası bu modeli tetikledi. Aynı yıllarda çorapta
bir büyük teknolojik devrim
daha gerçekleşti: DuPont'un firması, bu kez de likra yı (marka
adı Lycra ) icad etti. Çoraplarda kullanılan korsedelastikten
çok daha hafif, zarif ve esnekti. Saten ipliklerle
karıştırılarak hazırlanan lycra çoraplar üretilmeye başlandı.
  
15 Mayıs 1940'da, Amerika'da ilk naylon çorap dükkanlarda
satışa çıktığında dört gün içinde toplam dört milyon çift
naylon çorap satılmıştı. Kadınlar her yerde yeni mucizevi
naylon iplik konusunda çok istekliydiler. Fakat II. Dünya
savaşının başlaması ile naylon çorapların üretimi ve satışı
şanssız bir şekilde duruverdi, naylon üretimi savaş için
kullanılmaya başlanmıştı. Kadınlar bu arada bacaklarını
süslemek için makyaj malzemelerine başvurmaya başlamışlardı,
bazıları bacaklarının arkasına göz kalemleri ile naylon çorap
dikişini andıran şekiller çizmeye başlamışlardı.
1945'de II. Dünya savaşı sona erdi, ancak naylon savaşları
daha yeni başlıyordu! Barış naylon çorapları dükkanlara
yavaşça geri getiriyordu, ancak naylon çorabın dükkanlarda
tekrar gözükmesi tüketicinin arzuladığı hızda olamamıştı. New
York 'da Macy 's 50.000 çiftlik naylon çorap stoğunun tamamını
altı saat içinde sattı, mağazada çorap satın almak için
sıralarda bekleyen yüzlerce mutsuz kadın kalmıştı. Bu arada,
Pittsburgh 'da 40.000 kişilik bir kadın topluluğu küçücük bir
çorap dükkanının önünde yağmur altında naylon çorap alabilmek
için saatlerce beklemişti. 1948 yılına gelindiğinde dünyadaki
naylon çorap üretimi normal seviyesini yakalamıştı.
1959 senesinde spandex ipliğinin geliştirilmesi ile naylon
çorap sanayi dev bir adım daha attı. Bu elastik iplik o günden
bu yana moda dünyasında devrimler yaratmaktadır. Spandex ile
üretilen naylon çoraplar sürekli olarak vücudun şeklini
almaktadır, spandex ile örülen çoraplar çekilip
bırakıldıklarında hemen eski hallerini alırlar, bollaşmış,
bacaklardan sarkan naylon çorap görünümü artık çok gerilerde
kalmıştı.
1960'larda, etek boyları kısaldığında naylon çorap moda
dünyasında daha da büyük bir önem kazandı. O yıllardan bu yana
naylon çoraplar bayan çorap pazarında üstünlüklerini
sürdürdüler.
AYAK SAĞLIĞI
Ayaklar hergün çorap ve ayakkabı içerisinde terlediğinden
düzenli olarak yıkanmalıdırlar. Yıkanma işlemi yapılmaz ise
çevreyi rahatsız edecek kokular, daha sonra da ayak sağlığını
bozabilecek nasır gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayaklar
düzenli olarak yıkanmalı, her yıkamadan sonra parmak araları
havlu hatta saç kurutma aracı ile iyice kurutularak mantar
enfeksiyonları için ortam oluşması önlenmelidir. Ayak
havluları ellerin kurulanmasında kullanılmamalıdır.
Ayak sağlığı ve temizliği için kullanılan çorap ve ayakkabı da
önemlidir. Özellikle çorapların pamuklu olması ayak sağlığı
için tercih nedenidir. Çorapların temiz olması ve günlük
olarak değiştirilmesi gerekmektedir.
Kaynak :
Bilkent Üniversitesi Sağlık Merkezi
|